Türkiye'nin En Genç Tiyatro Sahnesi!

'Türkiye'nin en genç tiyatro ekibi'olarak kültür-sanat alanında kolektif güçle bir sahne oluşturmak,gençliğin de burada 'farkındalıkla' önderleşmesini istiyoruz
Türkiye'de faaliyet anlamında en etkin genç tiyatro grubu olarak daha büyük başarılara imza atmak için bir sahneye, Anka'nın bir oluşumuna ihtiyaç var. Bu sayede Türkiye'nin en genç sahnesini kurabilir ve bunu kitleler ile büyütebiliriz.

  • Anka Tiyatro Grubu tamamen gençlerden oluşan, bağımsız, nitelikli, dinamiğini her gün daha da arttırma hedefinde olan, daima plan ve programlarıyla  hareket eden, gelişen,  büyüyen, öğrenen ve öğreten, tiyatroyu ve diğer sanat dallarını sadece belli bir kitleye değil, ulaşabildiği her kitle ve alanda temsil etme amacı güden bir tiyatro ekibidir. Ben de bu grubun kurucusuyum.
  • Anka Tiyatro Grubundaki her birey; paylaşım, dostluk, emek ve birliktelik kültürünü yaşatır, iş bilincini kavrar, oluşan bu kültürü yeni dönemlerde yeni ekip arkadaşlarına aktarır.

    Özellikle yeni kuşağın en önemli sorunu olan bireyselciliği tamamen ekip içerisinde ortadan kaldırarak toplumda faydalı, girişken, istekleri doğrultusunda mücadele eden gençleri topluma kazandırmak, bunu da sanatın birçok farklı alanında faaliyet yürüterek gerçekleştirir.Sahnede, sahne arkasında, teknik, dekor, kostüm ve daha birçok görevde kendilerini geliştirir, beceriler kazanır, var olan becerilerini de geliştirirler. Bu sebeple bir sahne oluşumuyla bu başarı ve blinci büyütmek, geliştirmek ve daha çok kişiye erişmek istiyoruz.


  • Yardımlar ile önce Ankara'da bu büyük adımı atacak, daha sonrasında da çeşitli illerde bu adıma önderlik etmiş olacağız. Yeteneklerini göstermek için, kendini özgürce ifade etmek isteyen bireyleri topluma kazandırmak için, sanatla tanıştırmak veya bunu yaygınlaştırmak için gerekli imkanlar doğrultusunda yeni alanlar ve başarılar elde etmiş olacağız. 

İhtiyacın olan finansman ve sunduğun ödüller neler?

 Aslında ödül yaşadığımız bu topluma genç neslin özgünlüğünü ve sanatı daha da çok kazandırmak :) Bireysel olarak her oyunumuza davetiye verebilir, sahne açılışı gerçekleştiğinde kesinlikle oraya da davet etmekten büyük bir mutluluk duyabiliriz!

Yaptığın iş neden farklı? Neyi değiştirmek istiyorsun?

Aslında şöyle açıklayabilirim; fabrikalaşan sanatı sevemediğimden...

Günümüzde gittikçe azalan ve azalmaya da devam eden bir alan var ki, o da gençlere yönelik sanatsal, kültürel, sosyal alanlar.  Özellikle 14-18 yaş aralığındaki gençlerin bir yere para kazandırmak için değil de, içlerindeki ışığı topluma kazandırmak için gidebilecekleri, öğrenebilecekleri, sevgilerini, fikirlerini, becerilerini paylaşabilecekleri  alanlar bulması oldukça zor. Evet, belki yüzlerce tiyatro, dans, müzik, resim kursu, akademisi, özel eğitimi, kurumu kuruluşu yahut derneği mevcut.

Lakin baktığımızda, branştaki derslerde eğitimlerin seviyesi, kişinin sosyoekonomik durumu, amaç ve isteğinin odağı, kişiyi tanıma noktasında eksik kalıyor.

Kişi genellikle bu çıkmazda ya vazgeçiyor ya da zar zor ortaya koyduğu inanılmaz meblaları bir hedef, hayal, istek belki de sadece büyümeye hazır küçük bir merak için “ismi olan” kurslara, oraya buraya harcıyor. Bu yeni alanı keşfetmesine ve tanımasına fırsat bile vermeden kendisini biçilmeye hazır kaftan olarak görülmesi sağlanıyor.

Fabrikanın en teknik kısmı bu! Düzene ayak uydur, ortaya çıkan şeyin önemi yok, sorgulama sakın, sonuçta sen de karşılığını alacaksın! (?)

Böyle olduğuna inandırıldığı zaman bu kişi; “ben oldum!” , “ben bununla doğduğumdan beri -kinaye- ilgileniyorum!” , “tabi ki biliyorum!” gibi garip garip, insanı kendisinden uzaklaştıran, yabancılaştıran cümleler ile toplumda cirit atmaya başlıyor. Tanıdık geldi mi? Devam edelim.

İşin buraya kadar olan kısmı bir yerde daha az can yakıcı. İş şurada başlıyor; eğer bu kişi gerçekten yolda ciddi olarak ilerlemeye karar verir, öz branşı haline getirmek isterse; çarpan duvar değil, kapı değil, tabiri caize tam olarak ‘duvardan kapıları’ önünde görüyor, sonra uzaklaşıyor, geçmiş zaman kipleri ile sanata bir zamanlar ilgisinin olduğunu çevresine hatırlatmaktan zevk almaya başlıyor. Evet evet! Duymadınız mı hiç “ben de yapardım/ederdim” cümlelerini? 

Özlüyor belki, kızıyor. Demek ki bu fabrika üretiminde ters giden bir şeyler var!

Benzerliğin değil benzetilemeyenin bulunması lazım belki de.

Şimdi diğer senaryoya bakalım. Bu en klasik ve özellikle yolu tiyatrodan geçmiş epeyce insanın ortak gözlemiydi. Sonra ne oluyor? O saf, istek dolu, merak dolu başlangıç işte tam da bu şekilde yanlış yerlerin atmosferinde boğularak böyle bir bitişe doğru evriliyor.

Tekrar etmek gerek; fabrika işler gibi sanat işlemez!

Sonuç birden fazla… Gözlemlerim beni hep daha ileriye götürdü, güçlü adımları oluşturmak için inancımı daha çok kendi içimde bana sağladı ve bu da Anka Tiyatro’yu besledi. Ben ücretini ödemediği için derslikte rencide edilen, kovulan, ses yükseltilen kişilere şahit oldum. “Senden bir şey olmaz!” diyen cümlelere ya da o cümlelerin sessiz bakışlarına şahit oldum. Bu çirkinlikler gözle görülür, açık, ortada ve net. İşte bütün bu karmaşalardan, kişi başı gelirden hesap edilerek yapılan muhasebe ve sanat ilişkisinden yorulduğumu anladığım zaman 2017 yılının Haziran ayıydı.

“Bu senin rolün, oku, ezberle, temsile aileni çağır, seneye kayıt yaptırmayı unutturma” cümleleriyle bir kişinin zamanını, emeğini, sanatını çalıp, ‘moral alkışları’ ile sahneden indirerek sadece kendi kazancına bakan, bu şekilde de gerçekten sanatı var ettiğini, tiyatroyu yaşattığını düşünen bazı ‘eğitimci’ kişilerin bu zihin ve ruh yapılarından uzak olduğumu fark edeli gerçekten çok olmuş. Şimdilerde umudum var. Umudum bu ekipten, bizden, içimizden, çevremizden, herkesten oluşuyor! Sanatı genç dinamiği ile yaşatmak için çok çalışıp çok çabalıyor.

Anka Tiyatro; değişim, dönüşüm, bilinç ve farkındalık için her gün adımlarını bilerek, isteyerek ve öğrenerek atmaya devam ediyor!

Şimdi de baktığımda belki 1000 kişiden 1 kişiye bile dokunabileceğimi biliyor olmak belki de nice 1’lerle 1000leri yaratmak benim için değerli bir amaç artık. Şimdi o amacı öğrenmek isteyen onlarca genç arkadaşım fabrikalara karşı ve olmayan kaftanların bilinmez biçilişlerine karşı buradayız!


ANKA’NIN FAALİYETLERİ NELERDİR? 

Düzenli olarak drama ve doğaçlama çalışmaları yürütülür. Bu çalışmalarda sahnede kendini sözlü/sözsüz ifade etme becerileri kazanılır. Birlikteliğin önemi en çok bu grup çalışmalarında öne çıkar, kişilere oyun ve teknik anlamda kazanımlar sunulur. Ödevler ile sorumluluk bilinci arttırılır. Bu ödevler tamamen kişilerin kendi özgün içeriklerinin birleşmesiyle tamamlanır, kolektif çalışmalar yürütülür, herkes kendi çalışma ve düşünce tarzını gösterir ve sonucunda ortak çalışmalar ortaya çıkar. Sezon içerisinde oynanan  oyunların hepsi kurucusu Sumru Köleli’nin yazımı ve yönetiminin yanında ekibin de kendi içinde üretmesi ve yardımlaşması sonucu  tamamen Anka Tiyatro’dan çıkar.

Çıkardığı oyunları  kostümünden dekoruna, bilet ve afiş tasarımından rejisel düzenlemelerine kadar her şeyi daima kendisi üstlenir. Dans dersleriyle oyunculuğa katkı sunar , esnekliği ve ritim algısını geliştirir, bedenin ve zihnin zinde olmasını ve kişide keyifli bir ruh halinin düzenli olarak oluşmasını amaçlar.


Başka nasıl sana destek olunabilir?

@ankatiyatrogrubu (Instagram) veya ankatiyatro.com  adresimizden  tanışmak, eğitim, tecrübe yahut iletişim anlamında da destek olmak için bize ulaşabilirsiniz! :)

Ekip

Şehirler

Proje takımı henüz video eklemedi.
Proje takımı henüz resim eklemedi.
Henüz güncelleme yapılmadı.
Projeyi takip edersen güncellemeleri görebilirsin.
Henüz yorum yapılmadı.
Projenin ilk yorumunu yapmaya ne dersin?
Henüz destek yapılmadı.
Projenin ilk destekçisi olmaya ne dersin?
0 TL TOPLANDI
Hedef 7.000 TL
%0
0 DESTEKÇİ
31 GÜN KALDI
Hedefine ulaşamayan projelerde destekler, destekçilerine hiçbir kesinti olmadan iade edilir.
Avatar
Proje Sahibi
Sumru Köleli
Ankara, Türkiye
ÖDÜLLER
Proje takımı henüz ödül eklemedi.